Mutlu Evliliğin 10 Altın Kuralı

“Mutluluk gidilen yolun üzerindedir, yolun sonunda değil.”

Epiktetos

Evlilik, birlikte mutlu olacağınızı düşündüğünüz biriyle yeni bir yaşama adım atmaktır.

Romantik ve heyecan verici flört ya da nişanlılık döneminde evliliğe hazırlanan çift, iki gönül bir olunca samanlığın seyran olacağını düşünür ve evliliklerinde aşamayacakları hiçbir sorun olmayacağına inanarak yola çıkarlar. Ancak son yıllara ait istatistiklerin ortaya koyduğu boşanma oranlarındaki çarpıcı artış, aslında samanlığın seyran olmadığını göstermektedir. 

Evliliğin uzaktan bakıldığı kadar kolay olmadığını gören çiftlerden bazıları işin kolayına kaçtığından, bazıları da evliliği ciddiye almadığından devam ettirmek yerine boşanmayı seçerler. Çoğunlukla şiddetli geçimsizlik nedeniyle sonlanan evlilikler, aslında eşlerin birbirlerini anlamaya ve aralarındaki uyumu korumaya çalışmamaları nedeniyle biter. 

Mutlu evlilik bir şans değildir; çaba, emek, sabır, özveri, uzlaşma, anlaşma ve önemsemenin bir ürünüdür. Mutlu evliliğin sırrı birçok unsurun karışımından oluşur; biraz sevgi, saygı, güven, biraz eşlerin mutlaka vermesi gereken ödünler ve yapması gereken fedakârlıklar, biraz duygusal istikrar ve destek, biraz karşısındakinin verme ve alma ihtiyacını tanıma, biraz da maddi güvence… 

Sağlıklı ve mutlu bir evlilik için gereken bu karışımın dayandığı olan beş ana bileşen vardır: 

Sevgi, saygı, hoşgörü, iletişim ve bireysellik.

Evlilik mutluluğa atılan bir adımdır. 

İnsan çalışır, didinir kendine bir dünya kurar. Mutlu bir yaşam ister, bunun için uğraşır. Gün gelir evlenir, bir eşi olur… Adı üstünde “eş”ini bulmuştur, artık “tam” olmuştur. Her şey güzel başlar, herkes mutludur… Eşler birlikte bir yaşam kurmanın heyecanı ile doludur. 

Kendilerine ait bir evleri, kendilerine ait bir yaşamları olmuştur… En önemlisi, bu yaşamı iyi günde ve kötü günde sevdikleri kişi ile birlikte geçireceklerdir. En büyük mutluluk budur.

Evliliğin büyüsü zamanla azalarak gün gelir tükenebilir. En sevdiğiniz, size herkesten yakın olan eşiniz artık en uzağınızdaki kişi olur. Ne hayaller, ne umutlarla başlayan evliliğiniz sizi hüsrana uğratmıştır ama bu bir anda olmamıştır. Zaman içinde yaşanan değişimler, farkında olarak ya da olmadan yapılan hatalar, söylenen sözler ya da yapılması ve söylenmesi beklendiği hâlde yapılmayanlar ve söylenmeyenler sizi birbirinizden uzaklaştırmıştır. Oysa mutluluk hâlâ avuçlarınızın içindedir ama siz oraya bakmadığınız için onu göremiyorsunuzdur.

Mutlu evliliğin 10 altın kuralı

İnsan sürekli bir değişim içindedir, kimse bir önceki günküyle aynı kişi olarak uyanmaz ertesi güne… Yaşadığımız her gün, bize bir şeyler katar ya da bir şeyler götürür bizden. Tıpkı fiziksel yapımızdaki değişiklikler gibi, ruhsal ve zihinsel yapımızdaki değişiklikler de doğumdan ölüme kadar devam eder. Her gün yaşadığımız bu değişimi fark edemeyiz ama birikimi yıllar içinde kendini açık bir şekilde gösterir. Duygularımız, düşüncelerimiz, zevklerimiz değişir, sevindiğimiz, hüzünlendiğimiz şeyler farklılaşır, bir yıl önceki ya da beş yıl önceki gibi hissetmeyiz kendimizi… 

Evlilikler de bu değişimden kaçınılmaz bir şekilde etkilenir; bir de buna yaşam koşulları ve sorumluluklardaki değişiklikler eklenince, hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Ancak evliliğinize tüm bu değişimlerin bilincinde olarak bakarsanız ve aşağıdaki 10 altın kuralı unutmazsanız mutsuzluk yanınıza yaklaşamaz.

1. Sevginizi açıkça gösterin: Sevginizi sözlerinizle ve davranışlarınızla ifade etmekten asla vazgeçmeyin. Sevmek ve sevildiğini bilmek herkes için öncelikli bir ihtiyaçtır. Evliliklerde yapılan en büyük hata zamanla eşlerin birbirlerine sevgilerini ifade etmeyi bırakmalarıdır. 

2. Değer verdiğinizi hissettirin: Eşinizi beğendiğinizi, ona değer verdiğinizi, saygı duyduğunuzu gösterin. Düşüncelerine değer verin ve onu yargılamadan dinleyin, onaylayın, takdir edin, asla başkalarıyla kıyaslamayın ve kesinlikle aşağılamayın. Eşinizin duygu ve düşüncelerini anlamak için empati yapın. Üzgün, tedirgin olduğunda onunla konuşarak neler hissettiğini anlamaya çalışın. 

3. Değiştirmeye çalışmayın: Hiç kimse mükemmel değildir. Her insanın iyi ve kötü yanları, olumlu ve olumsuz özellikleri olabilir. Eşinizin olumsuz özelliklerine değil, olumlu özelliklerine ve iyi yanlarına odaklanın. Olumsuz özelliklerine tolerans göstererek, oluşabilecek anlaşmazlıkları ve çıkabilecek tartışmaları önlemiş olursunuz. 

4. Sır saklamayın: Eşinize asla yalan söylemeyin ve ondan hiçbir şey gizlemeyin. Evliliğin temel direklerinden biri güvendir. Eşinizin güvenini sarsacak her türlü söz ve davranıştan kaçının. Güven bir kez sarsıldığında, yeniden eskisi gibi sağlam olması çok zordur. 

5. Öfkenizi kontrol edin: Sinirlendiğinizde eşinizi kıracak herhangi bir söz sarf etmemek ya da ona zarar verecek bir davranışta bulunmamak için öfkenizi kontrol altında tutun. Eğer öfkenizi kontrol edemiyorsanız sakinleşene kadar eşinizin yanından uzaklaşın. 

6. Özür dileyin: Yaptığınız hataları olgunlukla kabul edin ve özür dileyin. Ama dileğiniz özrü o hatayı bir daha yapmamak için verdiğiniz bir söz olarak kabul edin ve hatalarınızı tekrarlamamak için çaba gösterin.

7. Sorumlulukları paylaşın: Ortak yaşamın tüm sorumluluklarını ve yapılması gereken işleri adil bir biçimde paylaşın. Evliliğin ve günlük yaşamın tüm yükünü eşinizin omuzlarına yüklemeyin. 

8. Birbirinize özel zaman ayırın: Eşinizle baş başa zaman geçirmek için fırsatlar yaratın. Birlikte daha fazla şey paylaşmaya, ortak zevkler yaratmaya çalışın. Gelecekte hatırlamaktan mutluluk duyacağınız güzel anılar inşa edin. Birlikte yapmaktan hoşlanacağınız spor ya da hobi faaliyetleri bulun.

9. Kendinize de özel yaşam alanı yaratın: Eşinizin ve sizin sadece evliliğinize adanmış tek bir yaşamınız olmadığını, kendinize ait de bir yaşamınız olduğunu unutmayın. Her ikiniz de bireysel ilgi alanlarınıza ve hobilerinize zaman ayırın. 

10. Cinsellikte uyumu yaşayın: Mutlu bir evlilik için gerekli olan duygusal birlikteliğin yanı sıra, düzenli ve sağlıklı bir cinsel birlikteliğin de olması gerekir. Eşinizle romantizm ve erotizmin uyumunu yaşadığınız bir cinsel yaşamınızın olmasına özen gösterin.

Web

Instagram

Facebook

Twitter

YouTube

‘Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio’nun editöryal politikasını yansıtmayabilir.’ ©Onedio

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir